Acik Ofisi Sevenler El Kaldirsin!

Çarşamba, Haziran 10, 2015

Acik Ofisi Sevenler El Kaldirsin!



Duvarlar yok, odalar yok, ayaktayken tum masaları gorebiliyorsunuz, hatta bazen hangi departmanin nerede baslayip nerede bittigini bile sadece kisilerden secebiliyorsunuz, toplantı odaları camlarla ayrilmis, paravanlar bulunsa da cok yuksek degil ve genelde dortlu masalarin olustrdugu yonca veya kubik denilen bloklarda oturuyor calisanlar. Rahatlikla soyleyebiliriz ki, siz bir acik ofistesiniz. Sadece Turkiye’de degil, tum dunyada acik ofis adeta bir akim gibi yayginlasiyor her gecen gun. Iletisimi arttırıcı, ekip calismasini tesvik edici yonu bulundugu iddia ediliyor bu sistemin.

Ancak, acik ofis denilince pek cok kisinin aklina gelen bu yararlardan cok rahatsiz edici yönleri oluyor. Calan telefonlar, acik hoporlorlerden yukselen sesler, cep telefonlari ve yuksek sesle konusmayi aliskanlik haline getirmis calisanlar, birbirini bastirmaya calisan konusma sesleri. Acik ofiste calisanlarin gizlilik dahilinde yapilmasi gereken bir isleri oldugunda bu amacla genellikle bos toplanti odalarini kullanirlar, sanslarina o anda hic bir oda musait degilse, ufak kuytu bir kose, mutfak vb. gibi belli yerler vardir bu konusmalari yapmak icin. Ozellikle bir insan kaynaklari calisani icin acik ofiste calismak zaman zaman kabusa donusebilir, cunku is teklifi yapacaginiz zaman ya da bir calisan veya aday hakkinda telefonda konusacaginiz zaman cok tedirgin olursunuz, birilerinin sizi duymamasi icin ofiste cevre masalarin bos oldugu bir ani yakalamaya calisirsiniz ki – bu da cogu zaman pek kolay degildir.

Acik ofislerin kendine has bir havasi vardir. Sabahin ilk saatlerinde cogu kez cok sessiz olur, adeta uyanmamisligin bir gostergesidir bu. Cogu kisi kulakliklarini takmis, radyosunu, ipodunu dinlemektedir. Kahvaltisini yapanlar, kahve ustune kahve icenler vardir her tarafta. Oglene dogru hafiften sesler yukselmeye baslar, ekip arkadalarinin masalari yanyana oldugu icin kalkip yanyana konusmaktansa masadan masaya normalden biraz daha yuksek sesle konusmayi tercih edenlerdir cogu kez bunun nedeni. Konuyla ilgisi olmayan calisalar da bu “mini toplantilara” istemeden dahil olurlar. Aslinda toplulukta yer almanin onemli bir kurali cogu kez unutulmasa, bu “mini toplantilar” da bu kadar rahatsiz edici olmaz: “Kucuk harflerle konusmak” da denirdi eskiden buna; “kisik sesle konusmak”. Birilerinin yuksek sesle is halletmesi digerlerinin konsantrasyonunu kacirir ne yazik ki. Istemediginiz halde hic alakaniz olmayan konusmalarin icinde kalirsiniz.

Bir de her hareketiniz, ofise gelis saatinizden, cikis saatinize, ara vermenizden ufacik yediginiz cikolataya kadar hemen her ayrinti cevrenizdekiler tarafindan takip edilmese... Ozel hayatinizin gizliligi kalmaz, hayatiniz adeta seffaf hale gelir, sevgilizle konusamazsiniz, esinizle aksam planinizi paylasamazsiniz rahatca. Telefon konusmalariniz “evet” ve “hayir”lardan ibaret hale gelmistir coktan.

Acik ofiste dikkatinizi dagitan o kadar cok etken vardir ki, ayakta kalmak icin ya bu etkenleri yok sayip kendi isinize odaklanmayi ogrenmenin bir yolunu bulursunzu – ki bu hic kolay degildir – ya da onemli isleri mesai bitiminden sonra ofiste kalarak ya da eve is goturerek halletmek zorunda kalirsiniz.

Bir de kisin sicaklik, yazin da klima sorunu vardir acik ofislerde. Bazilari cok usur, soguk havalarda icerisi sicacik olsun ister. Bazilari da, tam tersine biraz serin olsun ister ki uykusu gelmesin. Cogu kez maalesef camlar da acilmaz  ofislerde, temiz hava girmez iceri ya da birisi cami acsa bile, bir digeri icerisi tam havalanmadan kapativerir. Onun yerine klimanin “tozlu” filtresinden iceriye suzulen havayla idare etmek zorunda kalirsiniz. Tum gun kapali bir ortam, kalabaliktan tazeligini yitiren bir ortam insani daha da fazla yorar. Yapay hava kosullari, hele bir de iceride nezle olan birisi varsa, hastaliga daha da fazla davetiye cikarir.

Yerler hali kapli olsa, yuruyenlerin sesi sizi rahatsiz etmez, ama hali kapli ortamlarin zararli bakteri ve tozlari barindirdigi ve hic de saglikli olmadigi bilinen bir gercek. Hali olmasa, topuk sesleri “tik tik tik tik” diye sanki her adimda kulaginizda yankilanacaktir. Isin icinden cikamazsiniz, secemezsiniz hangisi daha iyi.

Peki, ilk acik ofis kimler tarafindan ve ne zaman olusturulmus? 1950’li yillarda Almanya Hamburg’da, iletisimi ve fikir alisverisini kolaylastirmak adina gelistirilmistir. Newyorker’da yer verilen 7 Ocak 2014 tarihli yazida yer alan pek cok arastirmaya gore, acik ofis calisanlarda stres seviyesinin artmasina ve uretkenligin dusmesine neden olmustur.  Ayni yazida yer alan bilgilere gore, acik ofiste ki sorun fiziksel degil, psikolojiktir – gurultunun olumsuz etkilerinin ortaya cikmasi. Basit aritmetik islemleri basta olmak uzere gurultunun hatirlamak uzerinde olumsuz etki yarattigi, yaraticiligi korelttigi tespit edilmistir. Disari ile baglantiyi kesmek uzere muzik dinlemek de buna pek care olmaz. Acik ofis ortaminda bulunanlarin ergonomik olarak da rahat olmadiklari ve uzun surelerde ayni ortamda bulunmalari nedeni ile fiziksel gerginliklerin ve sikayetlerin basladigi tespit edilmistir. (1)

Acik ofisler, her ne kadar gunumuz ofislerinin geldigi modern nokta olsa da, gizlilik nedeni ile ozellikle insan kaynaklari gibi bazi departmanlara uygun olmadigini dusunuyorum. Isverenlerin acik ofisi secmelerindeki temel amaclardan birisi de, calisanlar uzerinde sosyal baski yaratarak is disi aktivitelerde mumkun oldugunda az vakit gecirmelerini saglamaktir. Masalar herkesin gorebilecegi konumda oldugu icin bilgisayar ekraninda da, kisisel maillere bakmak, hatta bes dakika icin gazete mansetlerine bakmak bile cogu kez calisanlarda “birisi gorecek, beni calismiyor sanacak” dusuncesiyle birlikte sucluluk duygusunu beraberinde getirir. Bazen sadece yoneticilerin kapali odalari olur acik ofislerde. Bunun da en buyuk nedeni misafirlerini rahat agirlayabilmeleri ve toplantilarinin dis etkenlerce bolunmesini onlemektir hic kuskusuz. Yalniz olduklarinda da bu yoneticiler “acik kapi politikasi” geregince kapilarini sonuna kadar acik tutmaya devam ederler.

Modern zamanin acik ofis ortamindan bu sartlar altinda mutlu olanlar el kaldirsinlar lutfen!



Ilgili Yazilar

(1) The Open Office Trap, Maria Konnikova,  newyorker.com, 07.01.2014
(2) Workplace Woes: The ‘Open’ Office Is a Hotbed of Stress, Annie Murphy Paul, ideas.times.com, 15.08.2012
(3) Acik Ofis Mahkumlari, Hezar Yokus, blog.milliyet.com, 17.03.2009
(4) Why We Can't Get Anything Done in an Open-Plan Office, Drake Bennett, bloomberg.com, 10.10.2013
(5) Acik Ofis, Kapali Kafa, Cuneyt Ozdemir, 17.03.2013

#209





quick edit


ANASAYFA

Benzer Yazilar

0 comments

GUNCEL YAZILAR


ONERILER

Oneriler...



YENI YAZI

Ofislerde Kahve Arasi (Infografik)




Toplam Yazı Sayisi:

instagram twitter pinterest

Icons made by Freepik from www.flaticon.com is licensed by CC 3.0 BY

#yetenekyonetimico

www.yetenekyonetimi.co
www.yetenekyonetimi.co
www.yetenekyonetimi.co