Mutlu Pazartesiler - Calismayi Zevke Donusturmek (Kitap)

Cumartesi, Aralık 24, 2016

Mutlu Pazartesiler - Calismayi Zevke Donusturmek (Kitap)



Mutlu Pazartesiler - Calismayi Zevke Donusturmek / Richard Reeves / 2003 

Mutlu Pazartesiler - Calismayi Zevke Donusturmek isimli kitap, calismanin aslinda kisileri nasil mutlu eden bir olgu oldugunu hatirlatiyor. Kitaba gore calismanin kotu birsey oldugu, yorgunluk getirecegi, calismaya ayrilan zaman diliminin kisinin hobilerine ve ailesine zaman ayirmasinin onundeki en buyuk engel oldugu gibi bir takim olumsuzluklar bize dayatilmaktadir. Hatta kisisel saglik ve ozel yasamla ilgili pek cok sorunun kaynagi olarak da calisma hayati gosterilmektedir: Stres, kalp hastaliklari, cocuklara zaman ayiramama, depresyon, tukenmislik sendromu, iskoliklik, kariyer sorunlari, vb. Her gun gazete ve haberlerde bu konular yogun calismanin olumsuz bir sey oldugu vurgusu ile birlikte islenmektedir. Yazar, bu noktada, esas sorunun calismanin kotu birsey olmasi degil, kisilerin calismaya karsi tutumlarinin kotu olmasi oldugunu vurguluyor. Bu nedenle, calisma icin daha iyi bir soyleme bir an once gecilmesi gerektigini belirtiyor.  Sevdigi bir isi bulan bir insanin asla fazladan bir gun daha calismayacagini soyleten Konfucyus'u da unutmamak gerekir.

Ingiliz yazar Richard Reeves, "Calismak icin yasamiyorum, yasamak icin calisiyorum." seklinde bir cok kisi tarafindan kabul edilen bir bakis acisinin aslinda kisinin hayatini calan esas nokta oldugunu acikliyor kitabin ilk sayfalarinda. Hatta iddiali bir sekilde, "Gercek su ki, yasamak icin calisan insanlarin herhangi bir yasamlari yoktur." diye ekliyor (sayfa 15). Calisma meseleleri uzerine yazan Al Gini'ye gore, her bes emekliden dordu, sevmedigi bir iste calismaya devam etmeyi hayatinin en buyuk pismanligi olarak belirtmis. 

Yapilan arastirmalara gore, kisilerin geliri arttikca mutluluk seviyeleri de artiyor; ancak bir noktaya kadar. Yazarin gozlemlerini aktardigi Ingiltere'nin modern is dunyasinda pek cok kisi iste bu kritik seviyeyi gecmis durumda. Iste bu nedenle, paranin da otesinde calisanlari isyerlerinde mutlu edecek sey, "anlamli bir is"tir. Pazartesiden Cuma'ya, duzenli olarak 9-5 calismanin, hatta bazen eve is getirmenin aldigi zaman dusunuldugunde bu anlam arayisinin aslinda ne kadar yerinde oldugu herkes tarafindan kabul edilecektir. Kisinin yaptigi is ve meslegi aslinda zaman icinde ister istemez, o kisinin kimligini belirleyen temel unsurlardan birine, bir etikete donusmektedir.

Endustrilesmenin ilk baslaigi yillarda calisma kosullari cok olumsuzdu. Bu durum da, dogal olarak calismanin kotu birsey oldugu inancinin bilincaltina yerlesmesine nden oldu. Tuketimin artmasi ve arttirilmasi ile birlikte, calisma faturalari ve diger masraflari karsilamanin bir yolu olarak gorulmeye baslandi. Bu noktadan sonra ise, uretmek ve calismak, bitip tukenmez talepler listesini karsilamanin bir yolu haline geldi. 

Endustriyel ekonominin dogusu ve getirdigi duzen, calisma ile ev arasindaki bagi koparmistir. O doneme kadar, ev islerini yapmakta daha aktif olan kadinlar, calisma hayatina katilmaya baslamistir ve isten eve geldiklerinde yine ev isi yapma sorumlulugu da onlarda oldugu icin ev islerini yaparlarken adeta ikinci bir iste calisir gibi hissetmislerdir. Zamana karsi yarisla yapilan uretim, ile Henry Ford ve Frederick Taylor gibi isimlerin bakisacilari, isteki tum anlami alip goturmustur, calisma "birseyleri elde etmek icin" bir arac haline gelmistir.  

Arka Kapak

Calisma insanin hayatina anlam katar; bos zamanini, hobilerini, yasam bicimini isine gore sekillendirir ve daha da onemlisi kisi eger calismayi sahip oldugu degerleri hayata gecirme firsati olarak gorurse, isi tum hayati boyunca devam edecek bir surece donusturur. Arastirmalar, insanlarin paraya ihtiyaci olmasa bile calismaya devam ettiklerini gostermektedir. 

Kitabin uzerinde durdugu bir baska nokta da, yasam boyu tek bir iste calismanin artik gecersiz kaldigidir. Bu anlamda da, prestij hiyerarsisinde ilerlemeyi amac edinen kariyer kavrami da guncelligini yitirmektedir, onceden basamaklari planlamak yerine artik ana gore hareket etmek ve o anin getirdigi firsatlara gore karar vererek kisinin kendi yolunu belirlemesi revactadir. Bu nedenle de, calisma yasami kisinin artik kendi kontrolu altindadir. 

Calisma, artik yasam boyu suren bir kisisel gelisim seruvenine donusmektedir. Firmalar, egitim ve gelisim programlarina her zamankinden daha yuksek butceler ayirmakta, calisanlar da bunu talep etmektedir. Cunku her iki taraf da, ancak bu programlar sayesinde kritik becerilerin  ve yetkinliklerin guncelligini koruyabileceginin farkindadir. Kisinin bu beceri ve yetkinliklerini gelistirdikten bir sure sonra farkli bir aramasi kotu karsilanmamakta, tam aksine adeta tesvik edilmektedir. Yapilan is sozlesmelerinin turu de modern is dunyasinda belirli sureliye dogru donmektedir. Ogrenmeyi bilen calisanlarin oldugu bir ortamda, deneyimden cok bu ozellik calisanlarin ise alinma sebebine donusmektedir. Ogrenme egrisi, her zaman icin bir egri olarak tutulmasi gerekmektedir; aksi takdirde, egri yerine duz bir cizgi olusur, bu durumda da kisiyi "challenge" eden noktalar bitmis demektir. 

Pek cok firna, calismaya ayrilan saatlerin uzunlugunu ve yogunlugunu gozonune alarak artik "rahatlatici" bir is ortami sunmak icin kosullarini yeniden sekillendirmektedir. Bazi firmalar calisanlari isteyken onlarin evlerinde yapilmasi gereken tamir ve bakim islerini takip etmektedir, boylece o calisanlarinin izin almasi nedeni ile yasanacak kayiplar ve aksakliklar onlenmis olur. Bazi firmalar, calisanlarinin bebeklerini isyerlerine getirmesine izin vermektedir. Isyerlerindeki stantlardan tatil paketi satin alabilenler vardir. Bu tur uygulamalar, daha cok, calisanlarini uzun vadede elinde tutmak isteyen ve isleri calisanlarin getirdigi fikirler ve yeniliklere bagli olarak ilerleyen teknoloji firmalarinda on plana cikmaktadir. 

Calisma ayni zamanda, insanlarin sosyal yonune de hizmet eder. Bir cok kisi en iyi arkadaslari ile isyerinde tanismistir, yine pek cok kisi isyerinden bir kisi ile evlenmistir. Insanlar islerini degistirseler de, cogu durumda kurduklari sosyal iliskiler devam etmektedir. Is ile kurulan iliskiler, ayni zamanda gelecek bir tarihte gerekli olacak network icin de gereklidir. Isyerindeki iletisimin getirdigi olumsuz unsurlardan bir tanesi de dedikodudur. Ancak, dedikodunun ortak yon duygusu ve ekip ici iliskilerin kuvvetlenmesi gibi bazi yararlari da yok degildir.

Yasam giderek isyerine dogru kaymaktadir. Firmalarin sagladigi kolayliklar, aslinda calisanlarin is disindaki bir takim sorumluluklarini onlar yerine yurutmektedir. Bu durum da, calisanin daha fazla zamanini isyerinde gecirmesine neden olmaktadir. Boyle bir ortamda da, calisanin isyerinde eglence aramasina sebep olmaktadir. Ancak eglence ve "oyunun" dogal sekilde ortaya cikmasi gerekmektedir. Artik calisma yasam dengesi kavrami eski anlamini yitirmektedir. Firmalar, tum bu olumlu havayi calisanlarina saglamakta, onlara bir anlamda "iyilik" yapmakta ve onlardan da daha fazla zamanlarini isyerinde gecirmelerini istemektedir. Aslinda, teknolojinin gelisimi ile birlikte, calisanlar isyerlerinde olmasalar bile isteymis gibi mobil olarak calismaya devam etmektedirler. 

Belirli saatler arasinda is yapmaya zorunlu hissetmek aslinda endustrilesmenin getirilerinden biridir. Son zamanlarda, bu durumu kiracak yeni calisma yontemleri uygulanmaya baslandi. Her insanin gun icinde en verimli oldugu zaman diliminin farkli oldugu da goz onune alindiginda, belli saatler arasinda is yapmanin degil, tamamlanmasi gereken bir isin uzerinde calismak ama bunu yaparken de saatin kac oldugunun oneminin olmadigi yeni bir duzene - esnek calisma modeli - gecis kacinilmaz olmustur. Bu duzende, gunduz market alisverisini yapabilir, cocugunuzun okuluna gidip ogretmeni ile gorusebilirsiniz. Aksam ise normal calismaniza devam edersiniz, emaillerinizi cevaplarsiniz. Iste bu yeni calisma duzeninde yoneticilerin de kisileri yonetmek yerine isi ellerindeki plana gore yonetme becerileri bir anlamda "challenge" edilmektedir.

Kitap, 6 maddelik "Yeni Calisma Sarti" ile son buluyor, 216 sayfa ve MESS Metal Sanayicileri Sendikasi tarafindan 2003 yilinda yayinlanmis.



Kitabin Kunyesi

Kitabin Adi: Mutlu Pazartesiler - Calismayi Zevke Donusturmek
Yazar: Richard Reeves
Sayfa Sayisi: 2003
Yayinevi: MESS
Basim Yili: 2003
Orjinal Adi: Happy Mondays: Putting the Pleasure Back Into Work
Ilgili Baglantilar: GoodReads, Amazon




#403




quick edit


ANASAYFA

Benzer Yazilar

0 comments

GUNCEL YAZILAR


ONERILER

Oneriler...



YENI YAZI

Ofislerde Kahve Arasi (Infografik)




Toplam Yazı Sayisi:

instagram twitter pinterest

Icons made by Freepik from www.flaticon.com is licensed by CC 3.0 BY

#yetenekyonetimico

www.yetenekyonetimi.co
www.yetenekyonetimi.co
www.yetenekyonetimi.co