Ne aramıştınız?

Mahremiyet - Dijital Toplumda Özel Hayat (Kitap)

Mahremiyet - Dijital Toplumda Ozel Hayat (Kitap)


Mahremiyet - Dijital Toplumda Ozel Hayat

Norveçli yazar Eirik Løkke'nin kaleme aldığı Mahremiyet - Dijital Toplumda Özel Hayat isimli kitap, 21. yüzyılda teknolojinin ve internetin yaygınlaşması ile birlikte bireylerin özel yaşamlarının hangi yönde etkilendiğini inceliyor. İnternet üzerinde genellikle ücretsiz hizmet veren pek çok şirketin kullanıcılarının hesap bilgilerini hangi yönde kullandıkları tartışması uzun zamandır sürüyor, ancak bu konuda bireyler adına henüz bir ilerleme kaydedilmiş değil. Evet, bu şirketler 'kişisel bilgi güvenliği' ya da 'kişisel verilerin korunması' gibi isimlerle kullanıcılardan çeşitli izinler alıyorlar, güvenlik ayarlarına her geçen gün yenilerini ekliyorlar, ancak kitapta da vurgulandığı gibi, hukuki açıdan getirilmesi gereken düzenlemelerle ilgili henüz fikir birliğine varılamamış durumda.

Kitap, konuyu iki ana kısımda ele alıyor. İlk kısım yeni teknolojilerin özel hayatları nasıl ve hangi açılardan tehdit ettiğini inceliyor. İkinci kısım ise, özel hayatı daha iyi koruyabilmek adına hangi yasal düzenlemelerin getirilmesi gerektiğini tartışıyor. Kitapta vurgulanan bir başka nokta da, teknoloji ile bireyleri izlemenin bu kadar kolay hale gelmesinin aslında 'gözetleme' yapmak isteyen devletlerin işini kolaylaştırması ve bu nedenle de özel yaşamı koruyucu önlemlerin alınmasının bu durumu ortadan kaldıracağı için devlet kurumlarının çıkarları ile çakışacak olması.

Modern toplumdaki insan, dijital teknolojiler ile iç içe yaşamaya adeta mahkum gibidir, bir anlamda istese de bu ortamın içinden çıkamaz. Bu nedenle dijital toplumlarda geleneksel anlamdaki özel hayatın aslında çoktan bitmiş olduğu düşüncesi de birçok kişi tarafından kabul görmüştür. Yenilikçi pek çok teknoloji 'büyük veri' üzerine inşaa edilmektedir. Büyük veri de bu açıdan aslında bireylerden parça parça toplanarak biriktirilen bilgiden başka bir şey değildir.

Konuyla ilgili tartışmalarda bir diğer önemli nokta ise bazı kişilerin mahremiyetinin ihlali ile toplanan bilgilerin aynı zamanda kamu yararına olabileceğidir. Ortaya çıkan bu ikilem, konuyu çok boyutlu hale getirmekte ve ülkelerin konuya bakış açısını farklılaştırmaktadır.

"Saklayacak bir şeyiniz yoksa korkacak bir şeyiniz de yoktur" argümanı çeşitli zamanlarda dile getirilmiştir. Bu argümanı Eric Schmidt 2009 yılında "Başkalarının bilmesini istemediğiniz bir şeyler yapıyorsanız, belki de her şeyden önce bunu hiç yapmamanız gerekmektedir" sözleri ile ifade etmiştir. Bu noktada kitapta vurgulanan şey kişi izlendiğini bilirse, zaten davranışlarını değiştirecek ve 'kendi' gibi davranmaktan vazgeçer hale gelecektir. Ancak zaten özel hayat saklayacak bir şeyiniz olup olmadığından çok kendi isteğiniz ve olanaklarınız doğrultusunda ne kadar hareket edebildiğinizle ilgilidir.

Kitabın ilerleyen bölümlerinde çeşitli teknolojilerin özel hayata olan etkisi inceleniyor. Vurgulanan en önemli noktalardan bir başkası ise, yeni bir teknolojinin her zaman için bir ikilemi de kaçınılmaz olarak beraberinde getireceğidir. Bu ikilem de şudur ki, yeni bir teknoloji amacı dışında her zaman için kötüye kullanılabilir.

2018 yılında Koç Üniversitesi Yayınları tarafından basılan kitap, 155 sayfa.

Mahremiyet - Dijital Toplumda Ozel Hayat


Kitabın Künyesi

Yazar: Eirik Løkke
Sayfa Sayısı: 155
Basım Yılı: 2018
Kategorisi: Teknoloji, Toplum, Hukuk
Orijinal Adi: Personvenn-etter Snowden: Privatliv i det digitale samfunn
İlgili Bağlantılar: Amazon, GoodReads

İki haftada bir kez pazar günleri yayınlanan yetenekyonetimi.co newslettera abone olmak için aşağıdaki linki kullanabilirsin!






Takip Etmeye Değer İK Blogları

Takip Etmeye Deger IK Bloglari
Photo by United Nations on Unsplash

İnsan kaynakları yönetimi çok boyutlu bir alan, özellikle yurtdışındaki İK bloglarını incelerseniz, yıllardır düzenli olarak yazdıklarını görüyorsunuz. Yönetim, pazarlama, psikoloji, sosyalpsikoloji gibi pek alanın keşişim noktası, dolayısıyla üzerine yazacak çok şey var. Son dönemde pek çok alanda olduğu gibi insan kaynakları alanında da data analytics (veri analitiği) etkili olmaya başladı. Sadece bu alanı ana konu olarak ele alan takip etmeye değer pek çok blog açıldı.

Bu konuda nokta atışı bir yazı okumak isterseniz linki burada:
What is HR Analytics?, Erik van Vulpen


Takip Etmeye Deger IK Bloglari
'IK Nereye?' (Operasyonel, Stratejik ve Veri Tabanli IK)- Kaynak

yetenekyonetimi.co'da da çok yakında bu konu üzerine bir yazı paylaşacağım.

Bir zamanlar 'İK nasıl sayısallaşır da kendini daha net olarak anlatır?' başlıklı yazılar artık yerlerini 'hangi metrikler kullanılmalı' tartışmalarına bıraktı bir süredir. Bu nedenle klasik İK yerini dijital IK'ya bırakırken IK Profesyonelleri tarafindan keşfedilmesi gereken pek çok yeni konu gündeme geldi. Aşağıdaki blogların pek çoğu bu yeni alanda yol gösterici niteliğinde.

İK ile ilgili takip etmeye değer yabancı blogları paylaşıyorum şimdi.

Workology

workology.com

HRD - Human Resources Director AU 
(Çeşitli ülkelere göre farklı versiyonları var; ben Avustralya'yı takip ediyorum genellikle)

hcamag.com/au

TLNT - Talent Management & HR

tlnt.com

The Undercover Recruiter

theundercoverrecruiter.com

FullstackHR

fullstackhr.co/articles/

HR Analytics Blog

analyticsinhr.com

ERE - Recruiting Intelligence

ere.net







İneklerin Gizli Hayatı (Kitap)

Ineklerin Gizli Hayati (Kitap)


İneklerin Gizli Hayatı, bugüne kadar okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Kitap, her ne kadar ineklerin yaşamını anlatsa da, aslında tüm canlıların ortak bir payda da nasıl buluştuğunu da gösteriyor; huzurlu bir ortamda ailesi ile sevdikleri ile yaşamını sürdürmek. Uzun yıllar çalıştığı aile çiftliğinde ineklerle ve çiftliğin düzeni ile ilgili gözlemleri anlatan yazar Young, bunu çok başarılı bir dil kullanarak yapıyor; kitapta ineklere karakterlerine uygun olarak verdikleri isimlerin hem hikayelerine yer veriyor hem de yer yer neşeli yer yer hüzünlü kesitleri paylaşıyor çiftlik hayatından.Kitabın veganizmle ilgili kitap listelerinde yer aldığı notunu da paylaşmak istiyorum.

Ineklerin Gizli Hayati (Kitap)


Bir çiflikte hayatın nasıl olduğuna dair ipuçları da paylaşıyor bu kitap. Günün ne kadar erken başladığı, hava koşullarına göre hareket etmenin önemi, hasta olan veya kendini iyi hissetmeyen ineklerin nasıl takip edildiği gibi pek çok ayrıntıya da yer verilmiş.

Ineklerin Gizli Hayati (Kitap)


Domingo Yayinevi tarafindan 2016 yılında basilan kitap 144 sayfa. Ben kitabın Türkçesini de satın almıştım ancak burada yanımda olmadığı için İngilizcesini okudum.

Kitabin Kunyesi

Kitabin Adi: İneklerin Gizli Hayatı
Yazar: Rosamund Young
Sayfa Sayisi: 144
Yayinevi: Domingo
Basim Yili: 2016
Kategorisi: Veganlik, Cevre - Doga, Hayvanlar, Otobiyografi
Orijinal Adi: The Secret Life of Cows
Ilgili Baglantilar: GoodReads, Amazon









Koronavirüs Öncesine Bir Bakış: 2020 Yılı IK Trendleri

Koronavirus Oncesine Bir Bakis: 2020 Yili IK Trendleri


COVID-19 salgını ile değişen iş hayatını ve kurulmakta olan yeni düzeni daha iyi anlayabilmek için bu salgın öncesinde bulunduğumuz durumu hatırlamamız ve iyi anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Bugünkü yazımda, 2020 yılı için 10 İK trendini incelemek ve hatırlatmak istiyorum. Bu maddelerden bazıları zorunlu olarak gündem dışı kalsa da bazılarının öneminin daha da artacağı kesin.

Bu trendler, Future Workplace ismindeki IK Araştırma ve Danışmanlık  firmasının ortaklarından olan Jeanne Meister tarafından kaleme alınarak hem forbes.com'da hem de Future Workplace blog sayfasında 2020 yılı başında yayınlanmış. 

1) Çalışan Esenliği (Wellbeing) Odak Noktası Olacak

Firmaların gündeminde otomasyon ile mevcut işlerin bazılarının elenmesi, işgücü demografik yapısının dengelenmesi gibi konular bulunsa da, Meister İK departmanının çalışan esenliğine odaklanması gerektiğini vurgulamış.

Danışmanlık firması PwC'nin de bu yönde güncel bir çalışması var. PwC kavrama bütünsel yaklaşarak soyut olmaktan çıkarmak adına bu kavrama bütünsel yaklaşarak fiziksel, zihinsel, duygusal ve manevi açıdan bir değerlendirme yapmış. Çalışanların kazanması gereken bir takım alışkanlıklar ve uygulamaları ise PwC Habit Bank isimli bir websitesinde toparlamış. Tanimlanan aliskanliklar arasında, kısa toplantılar sırasında ayakta durmanın fiziksel esenlik icin iyi bir fikir olması, uyku öncesinde bir dinlenme süresi geçirmek, doğada zaman harcamak, cep telefonlarının uyarılarını belirli saatlerde kapalı tutmak ve neye odaklanacağına karar vermenin yanısıra neye odaklanılmayacağına da karar verilmesi gibi uygulamalar var. 

İK açısından ise önemli olan tüm bu tespitleri çalışanların günlük iş hayatlarına taşıyabilmek. Bu da ancak, organizayonel kuture bu uygulamaları yansıtarak elde edilebilir.

2) İnsanlarla Botların Yanyana Bulunduğu Harmanlanmış Bir İşgücüne Geçiş

Yakın zamanda farkli ülkelerden farkli pozisyonlarda bulunan 8370 İK çalışanı ile Oracle ve Future Workplace ortaklığında gerçekleştirilen bir araştırmaya göre bu çalışanların yarısı (50%) işlerinde yapay zekayı zaten kullanmaktalar. Bu oran 2018 yılı için 32% imiş. 

Güneydoğu Asya'nın en büyük bankası olan DBS Bank, yüksek hacimli ise alım projeleri için chatbotlardan yararlanmaya başlamış. Bu sayede, aday özgeçmişlerinin ön değerlendirilme süresi 32 dakikadan 8 dakikaya indirilmiş; işe başvuru formlarının tam doldurulma oranı 85%'den 97%'ye çıkmış. Ayrıca, adaylardan gelen sorulara yanıt verilme oranı 96'ya yükselmiş. Bu sayede DBS Bank işe alım ekibi daha büyük hacimli işleri daha kısa sürede bitirmeye başlamış.

2020 itibariyle botlarla insanların yanyana yer aldığı projelerin sayısında artış bekleniyor. Hatta çoğu durumda, bir bot da bir insan kadar iyi performans gösterir hale gelecek. 

Jeanne Meister'in Karie Willyerd ile ortak olarak yazdığı "The 2020 Workplace" isimli bir kitabı da bulunuyor. 

3) İK Alanında Yapay Zekanın Yeni Kullanım Alanlarının Değerlendirilmesi

L'Oreal, Hilton Otelleri, Schneider Electric gibi firmalar yapay zekayı yetenek yönetimi süreçlerinde zaten kullanıyorlar. Bu firmalarda, yapay zeka ile işe alım ekipleri stratejik önem taşıyan rollere kimlerin getirileceğini daha hızlıca belirleyebiliyorlar.

Schneider Electric, Open Talent Market ismindeki platformunda yapay zekadan yararlanarak yetenek yönetimi uygulamalarına yer veriyor. Bu platformda profil oluşturan adaylar, kariyer gelişimleri gelecekteki firsatlar için bir mentörden yardım alabiliyorlar.

DaVita isimli bir firma ise #metoo hareketi sonrasında gündemde yer edinen işyerinde taciz vakalarına karşı yapay zekanın kullanıldığı bir uygulama geliştirmiş. 

Bu örneklerin yanısıra, 2020 itibari ile yapay zeka çalışanların bir firmadaki yaşam döngüsünde herhangi bir basamağında kullanılabilir hale gelecek. 

4) Etik Yapay Zekanın Geliştirilmesine Odaklanmak

2020 itibarı ile firmalarin gündemine gelecek bir başka sorun da yapay zekanın etik açıdan doğru ve sorumlu şekilde kullanıldığını göstermek ve hatta kanıtlamak olacak. Bu yöndeki denetimler yakın zamanda hız kazanacak. Örneğin, 2019 Temmuz ayından itibaren California'da yürürlülüğe giren bir uygulama ile online olarak size cevap verenin bir insan mı yoksa bir chatbot mu olduğunun açık şekile belirtilmesi gerekiyor. Illinois'de 2020 Ocak ayında getirilen bir başka kurala göre ise, video mülakata katılan adaylara değerlendirmenin yapay zeka ile yapılacağının mülakat başında bildirilmesi gerekiyor. 

Bunlara ek olarak, çalışanların veri güvenliği ile ilgili endişeleri yapay zekanın kullanımının artması ile giderek daha yükseliyor. Bu nedenle, IK'nın kazanması gereken yeni bir yetkinlik olarak etik ve sorumlu yapay zeka uygulamalarının yaygınlaştırılması karşımıza çıkıyor. 

5) Sosyal Becerilerin Önemi Daha da Artacak

İşyerinde rutin işler yapay zekaya devredilirken, McKinsey Global Enstitüsü tarafından hazırlanan Workplace in a time of Transition (yanı Dönüşüm Zamanında İşgücü) raporunda da vurgulandığı gibi, teknik olmayan becerilere olan ihtiyaç giderek artıyor. Bu beceriler arasında sosyal beceriler, düşünme becerisi ve dijital beceriler sayılabilir. Bazı firmalar, işe alım yaparken adayları sadece mevcut becerilerine göre değil gelecekte dizayn, teknoloji ve endüstriyel açıdan kazanmaları olası potansiyel becerilerine göre de seçiyorlar.

Koronavirus Oncesine Bir Bakis: 2020 Yili IK Trendleri
Grafik Kaynak: Forbes.com


6) İşyeri Ortamının Fiziksel, Duygusal ve Genel Koşullarına Göre Değerlendirilmesi 

Sağlıklı bir işyeri ortamı yaratmak sadece spor salonu açmaktan veya ergonomik masa ve sandalye temin etmekten ibaret değil kesinlikle. Çalışanlarına bu tür yan haklar sağlamak için büyük bütçeler ayıran işyerleri bu harcamalarının hangi oranda karşılık bulduğunu da araştırıyor. Kuzey Amerika'da 1601 çalışan ile gerçekleştirilen bir araştırma bu yan haklar ile verimlilik arasindaki ilişkiyi sorguluyor. Alınan sonuçlara göre, çalışanlar en çok daha iyi hava kalitesi, doğal aydınlatma, masalarının kişiselleştirilebilir olması gibi çok daha temel uygulamalardan memnun kalıyor. Örneğin pek çok kişi, ofis içindeki kötü hava kalitesinin uykuya yol açarak verimlilik kaybı ile sonuçlandığını vurgulamış. Bu nedenle, bu tür fiziksel koşulların en kisa zamanda gözden geçirilmesi gerekiyor. 

7) Kurumsal Eğitim İçin Sanal Gerçeklikten (VR) Yararlanmak

Virtual Relaity yani sanal gerçeklik tüketici pazarında henüz yaygınlaşmamış olsa da, kullanım alanları arasında kurumsal eğitimler de var. Güvenlik eğitimi, müşteri hizmetleri eğitimi, liderlik gelişimi gibi alanların yanısıra çalışan deneyiminin iyileştirilmesi gibi alanlarda sanal gerçekliğe başvurmak mümkün. Örneğin, Verizon, mağaza yöneticilerine ve ekiplerine mağazalardaki portansiyel hırsızlık olaylarına karşı bu yöntem ile eğitim veriyor. Yöneticilerden sağlanan geribildirime göre ise, bu yöntem geleneksel model ile eğitime göre daha başarılı sonuçlar getirmiş. Best Western Otellerinde ise VR, resepsiyon görevlilerinin problem çözme becerilerini geliştirmek amaci ile kullanılıyor. 

8) Harmanlanmış Eğitimi Koçluk Uygulamalari İle Yeniden Tanımlamak 

Koçluk uygulamaları yüksek bütçe gerektirmesi ve zaman alıcı olmasi nedeni ile pek çok firmada sadece üst düzey liderlerle sınırlandırılıyor. 2020 yılında Millenniallar ve Gen Z küresel işgücünün 60%'ini oluşturuyor. Gida firması Mars, Inc. mevcut yaklaşımların artık ise yaramadığına kanaat getirerek, klasik sınıf modelinde uyguladigi liderlik gelişim eğitim programini yapay zaka uygulamalarını dahil ederek yeniden düzenlemiş. Harmanlanmış eğitim ile yürütülen bu yeni eğitim programında yüzyüze eğitim, online eğitim ve talebe göre koçluk seansları paralel yürütülüyor. 


9) Diploma Için İş Bulmak Yerini Nitelikleri İle İş Bulmaya Bırakıyor

Giderek artan sayıda firma, adayların sadece mezun oldukları bölüme değil, aynı zamanda onların sahip oldukları veya potansiyel olarak kazanabilecekleri niteliklere göre işe alım yaptıkları uygulamalar geliştiriyor. Pek çok firma da, geçmişte zorunlu tuttukları bazı özelliklerdeki ısrarlarından ise artık vazgeçme yolunu seçiyor. GlassDoor'a göre bu firmalar arasında Apple, Bank of America, Google ve Nordström da var. Wiley Educational Services ve Future Workplace'in birlikte gerçekleştirdikleri bir araştırmaya göre, artık "geleneksel olmayan kişilerin" işe alımı söz konusu.

Koronavirus Oncesine Bir Bakis: 2020 Yili IK Trendleri
Grafik Kaynak: Forbes.com


10) İşyerinde Geçirilen Zamanı İyi Bir Deneyim Haline Getirebilmek 

İşyerindeki çalışanlar "iç müşteri" olarak düşünüldüğünde, işin fiziksel, dijital ve kurltürel boyutlarının düşünülerek işyerlerinin yeniden düzenlenmesi gerekiyor. IBM, Airbnb, HP gibi firmalardaki İK ekipleri İK, ofis yönetimi uzmanları, IT gibi çapraz fonksiyonel ekiplerden yararlanarak bu isyeri deneyimini yeniden yaratmayı hedefliyorlar. Nihai hedefleri ise kişiselleştirilmiş çalışan deneyimi yaratarak gerektiğinde mobiliteyi sorunsuzca sağlayabilen araçları çalışanlarına sunmak. 

Kaynaklar

Top 10 HR Trends That Matter Most In The 2020 Workplace, Jeanne Meister, Forbes.com. 15.01.2020

The Future Of Work: Humans + Gigs+ Robots Are The New Blended Workforce, Jeanne Meister, Forbes.com, 14.03.2019






Tıbbın Geleceğine Yolculuk (Kitap)

Tibbin Gelecegine Yolculuk (Kitap)

Tibbin Gelecegine Yolculuk (Kitap)


Tıbbın Geleceğine Yolculuk, isminden de anlaşılacağı gibi teknolojinin tıp biliminin geleceğini nasıl etkileyeceğini inceliyor. Kitabı okurken gelecekte yaygınlaşması öngörülen pek çok yeni uygulamanın veya cihazın aslinda bugünlerde deneme sürecinde olduğunu gördüm. Bu açıdan bakıldığında aslında teknoloji ile insan teması birbirinden ayırdedilemiyor, yani gelişim aşamasında verimli görülen bir teknoloji, henüz deneme aşaması için insan hayatına girdiğinde bekleneni karşılayamazsa rafa kaldırılıyor. Tabi ki, inovasyonda izlenen bu deneme yanilma yöntemi için ayrilan ar-ge bütçesinin ne kadar büyük olduğunu da hatırlatmaya gerek yoktur sanırım.

Tibbin Gelecegine Yolculuk (Kitap)


Kitabın yazarı bir Tip Fütüristi olan Dr. Bertalan Mesko. Kendisi ünlü fütüristlerden Ray Kurzweil'in kurucusu oldugu Singularity Üniversitesinde sunum yapanlar arasında yer aliyor. Kitapla ilgili olarak hazırlanan bir web sayfası da mevcut: medicalfuturist.com

Kitapta toplam 22 trend ele alınıyor ve bu trendleri anlatan her bölümün sonunda yer alan bilgilendirme notunda ise o trendin erişilebilirlik puanına, ilgi odağının kim olduğuna, o trendle ilgili ek bilgi almak istenirse kullanılabilecek kitaplara ve çevrimici kaynaklara, o trend üzerine çalışan firmalara ve girişimlere, o trendin işlendiği bir kitap veya film varsa bunların isimlerine yer verilmiş.Bu kısımlar da benim için oldukça ilgi çekiciydi.

Tibbin Gelecegine Yolculuk (Kitap)


Kitapta yazarın vurguladığı ve aklımda en çok kalan noktalardan bir tanesi günümüzdeki mevcut tıp eğitiminde hemen hiç bir fakültede teknolojik gelişmelerin tıbbın geleceğine olan etkisine değinilmediğinin vurgulanması oldu. Yazara göre, tıp fütüristlerinin en zor işlerinden bir tanesi bugünkü trendlerin geleceğe uyarlanması çerçevesinde gelecekteki trendleri, teknoloji ve konseptleri belirlemek. Aşağıda sadece başlıklari yer alan kitaptaki trendler de bu bakış açısı ile belirlenmiş:

  1. Hastaların güçlenmesi 
  2. Sağlığı oyunlaştırmak
  3. Gelecekte beslenme
  4. Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik
  5. Tele-tıp ve uzaktan bakım
  6. Tip müfredatının gözden geçirilmesi
  7. Cerrah ve insansı robotlar
  8. Genom bilimi ve tam kişiselleştirilmiş tıp 
  9. Vücut sensörleri
  10. Tıp trikoderi ve seyyar tanı koyma
  11. Kapta organ yetiştirmek
  12. Kendin yap biyoteknolojisi
  13. Üç biyutlu baskı devrimi
  14. Demir adam: Dış iskelet ve protezler
  15. İnsanlar üzerindeki denemelerin sonu
  16. Yapay zekayla tıbbi karar almak
  17. Kanımızda yaşayan nano-robotlar
  18. Geleceğin hastaneleri
  19. Sanal-dijital beyinler
  20. Rekreasyon sayborglarının yükselişi 
  21. Kriyonik ve uzun yaşama
  22. Yepyeni toplum nasıl bir şey olacak


Tibbin Gelecegine Yolculuk (Kitap)


Kitabın son sayfalarında da tıbbın geleceğine hazırlanmak için bazı notlar var. Tibbin Gelecegine Yolculuk, 2017 yılında Optimist Kitap tarafından basılmış ve 280 sayfa.

Kitabin Kunyesi

Kitabin Adi: Tıbbın Geleceğine Yolculuk
Yazar: Bertalan Mesko
Sayfa Sayisi: 280
Yayinevi: Optimist
Basim Yili: 2016
Kategorisi: Tip, Teknoloji, Gelecek, Inovasyon
Orijinal Adi: The Guide to the Future of Medicine: Technology AND The Human Touch
Ilgili Baglantilar: GoodReads, Amazon





Belirsiz Zamanlarda Yönetim - VUCA Dünyasında Yaşamak

Belirsiz Zamanlarda Yonetim - VUCA Dunyasinda Yasamak


Biran için zamanı geriye alabildiğimizi düşünelim ve Aralık 2019'a geri döndüğümüzü varsayalım, yani COVID-19 pandemiye henüz dönüşmemişken, hatta daha ortaya çıkmamışken, küresel dünya düzeninin son hızla devam ettiği günlere yani. O günlerde bile dünya yeterince karmaşıktı aslında. Bir ekonomik krizden, işsizlik rakamlarının farklı ülkelerde artışından söz ediliyordu.

Şimdi o günlerin üzerinden çok uzun zaman geçmiş gibi gelse de bahsettiğimiz tarihin uzerinden sadece 4 ay geçti. Ve bugün daha belirsiz bir ortamla baş etmeye, geleceğin nasıl şekilleneceğini anlamaya çalışıyoruz.

VUCA, Volatility (değişkenlik), Uncertainty (belirsizlik), Complexity (karmaşıklık) ve Ambiguity (muğlaklık) kelimelerinin baş harfleri ile oluşturulmuş bir kavram. ilk olarak 1998 yılında ABD ordusunu 21.yüzyıla hazırlamak için kullanılan bir eğitim dokümanında yer alan bu kavram sonradan küresel iş dünyasının getirdiği zorlukları ve bu zorluklara her an için uyum sağlamaktan başka seçeneği olmayan yöneticilerin ve çalışanların durumunu anlatmak üzere kullanılmaya başlanmıştır. Bugünlerde ise, içinden geçtiğimiz bu zorlu süreçte ise hem profesyonel hem de kisisel hayatlarımıza tam anlamıyla uyan bir kavram haline dönüşmüştür.

VUCA Nedir?
Grafik Kaynak: HBR.org

Günümüzde firmalar için en büyük mücadele gerektiren unsurlar nelerdir? (Aralık 2019 öncesi dönem için)

Küreselleşmenin getirdiği sonuçlar ve rekabetle başa çıkabilmek
Yıkıcı Teknoloji ve İnovasyon (Distruptıve İnnovation / Technology) (Halihazırda mevcut olan ürünleri piyasadan silerek onların yerini almak üzere gelistirilen inovatif teknolojiler)
Girişimcilik (Piyasadaki bir boşluğu fırsata dönüştürebilme becerisi)
Çevresel, sosyal ve ekonomik alanlarda sürdürülebilirlik
Etik liderlik uygulamaları

VUCA Nedir?
Resim Kaynak: Forbes.com

VUCA

Volatility (Değişkenlik)

Bir endüstride, pazarda veya genel olarak dünya üzerinde değişimin hızına işaret eder. Değişkenlik akışı ne kadar yüksek ise, her şey o oranda hızla dönüşür.

Uncertainty (Belirsizlik)

Güven içinde geleceğin hangi noktaya kadar tahmin edilebilir olduğunu gösterir. Aslında dunyada olan bitenin ve yaşanan gelişmelerin hangi oranda dogru anlaşılabildiği ile ilgilidir. Belirsiz ortamlarda gelecekle ilgili isabetli tahminler yapmak mümkün olmaz.

Complexity (Karmaşıklık)

Geleceğe bakarken göz önüne alınması gereken unsurların sayısı, çeşitliliği ve aralarındaki iliski ile ilgilidir. Ne kadar çok unsur söz konusu olursa ve bu unsurlar arasındaki ilişki ne kadar fazla işe, çevre o oranda karmaşık hale gelmiş demektir. Karmaşıklık düzeyinin artması analiz etmeyi zorlaştırır.

Ambiguity (Muğlaklık)

Birşeyi yorumlayabilmek için ihtiyaç duyulan şeffaflıktan yoksun olmayı ifade eder. Yeterli bilgi olmaması veya eldeki verilerin yeterince açık olmaması ile oluşur. Muğlaklık arttıkça dünyada olup biteni yorumlamak o derece zor hale gelecektir.


VUCA'yı oluşturan her dört kavram da birbiri ile ilişkilidir ve birbirini etkilemektedir.

Kaynaklar


What Does VUCA Really Mean?, Jeroen Kraaijenbrink, 19 Dec 2018, Forbes.com

What VUCA Really Means for You, Nathan Bennett and G. James Lemoine, Jan-Feb 2014 Issue, HBR.org







Koronavirüsün İK Üzerindeki Etkisi ve İşin Yeni Normali

Koronavirusun IK Uzerindeki Etkisi ve Isin Yeni Normali

Herkesin aklındaki soru COVID-19 etkisi ile yaşananlar sonrasında, çalışma yaşamında durum ne olacak? Neler değişecek?

Future Workplace'in "The Impact of the Coronavirus in the Workplace" yani "Koronavirüsün İşyerindeki Etkisi" başlığını taşıyan anketi bu sorunun cevabını arıyor. Anket ABD'de düzenlenmiş ve 350 İK lideri yeni normalin ne olacağına dair olan görüşlerini paylaşmış.

1) Uzaktan çalışma modelinin kaçınılmaz hale gelmesi bu alandaki yatırımları mecburen arttırdı.

Bu yatırımlar hem evden çalışmakla ilgili olan eğitimleri hem de teknolojik altyapı yatırımlarını kapsıyor. Ayrıca, hali hazırda devam eden projelerin yeni koşullara göre gözden geçirilmesi adeta kaçınılmaz hale geldi.


Koronavirusun IK Uzerindeki Etkisi ve Isin Yeni Normali
Grafik: Future Workplace - Forbes.com

2) Çalışan esenliği (employee wellbeing) kaçınılmaz olarak işin geleceğine dönüşüyor.

2020 İK trendleri arasında yapay zekanın İK ile buluşması, iş etiğinin sağlanması, insanların yanında botların kullanımı ile karma işyeri düzenine geçiş gibi başlıkların yanısıra çalışan esenliği de üst sıralarda yer alıyordu. Ancak, yaşanan bu salgının yarattığı panik ve endişe de göz önüne alındığında wellbeing gündemde ilk sıraya yerleşti. Dünya çapında pek çok firma, bu zor günlerde de çalışanlarının kaygılarını azaltarak hayat kalitelerini arttirmaya yönelik uygulamalara geçiş yaptılar. Örneğin çalışanlarına yönelik olarak psikolojik destek sağlayan ya da her hafta belli bir saatte online olarak happy hour uygulamasına devam eden pek çok firma var.

Koronavirusun IK Uzerindeki Etkisi ve Isin Yeni Normali
Resim Kaynak: Future Workplace - Forbes.com

3) Her şeye rağmen koronavirüs işyerineki mevcut yapının ve uygulamaların gözden geçirilip iyileştirilmesi için bir fırsata dönüştürülebilir.

Örneğin WalMart ve Best Western Hotels, virtual reality yani sanal gerçekliği kullanarak çalışanlarına eğitim vermenin planlarını yaparken, Home Depot da yüzyüze egitimi en aza indirmek için geliştirdiği app ile yeni çalışanlarına ürün eğitimini bu app üzerinden vermeye başlayacak.

Koronavirusun IK Uzerindeki Etkisi ve Isin Yeni Normali
Grafik: Future Workplace - Forbes.com

Kaynaklar

2020 İK trendleri
Top 10 HR Trends That Matter Most In The 2020 Workplace, Jeanne Meister, 15 Jan 2020, Forbes.com

Koronavirüsün İşyerindeki Etkisi Anketi
The Impact Of The Coronavirus On HR And The New Normal Of Work, Jeanne Meister, 21 Mar 2020, Forbes.com





Büyük Bir Değişimin Eşiğinde: Bildiğimiz İnsan Kaynaklarının Sonu

Bildigimiz Insan Kaynaklarinin Sonu: Degisimin Esiginde

Bir virüs dünyayı çok hızlı şekilde zorunlu kısıtlamalara sürükledi, yaşananları zaten biliyorsunuz. Özellikle 11 Mart'tan sonra hayatımız değişti ister istemez. İnsan ve toplum sağlığının ne kadar önemli olduğu, sağlıktan ve sağlığı ilgilendiren alanlardan asla tasarruf yapılamayacağı son günlerde tekrar tekrar kanıtlandı.

Önce küreselleşme, sonra üstel hızla artan teknoloji çalışma yaşamını çok farklı yerlere sürüklüyordu zaten son bir kaç yıldır. Şimdi ise tüm bunlara yeni bir madde eklendi. Yaşanan her şeyin ötesinde, insan kaynakları yönetiminin odaklandığı noktalar, çalışma yaşamına paralel şekilde son 5 yılda hızla değişiyordu zaten (Dijital İKnın yükselişi, yapay zekanın her alanda olduğu gibi insan kaynakları departmanlarında yer bulması, vb). Yetenekli çalışanlara olan yoğun talepten, işveren markasından, olumlu aday deneyiminden sonra odak noktası artık çalışan deneyiminin iyileştirilmesi ve employee wellbeing gibi konulardı 2020 yılı başında.

2020 yılının ilk çeyreğinde ise "normal" olan her şey geriye dönmemek üzere değişti. Fiziksel ve sosyal mesafe kurallarinin zorunlu olarak uygulamaya girmesi ile evden çalışma dönemi başladı, toplantılar çevrimiçine taşındı, hazir olmayan sistemler nedeni ile hem güvenlik açıkları ile başa çıkma hem de bireysel performansı ve motivasyonu yüksek tutma mücadelesi başladı iş hayatında.

Ben de bu hizli degisimle birlikte, bundan sonra, yetenekyonetimi.co'da şu konulara odaklanacağım:

Üstel olarak ilerleyen teknoloji, değişen çalışma biçimi (ofiste değil de uzaktan çalışma modelinin pek çok firmada kalıcı olacağı kesin gibi) ve insan kaynakları departmanlarının tüm bunlara nasıl uyum sağlayacağı. Bu soruların cevaplarını kendimce paylaşmaya başlayacağım buradan. Hem akademik makaleleri okuyacağım okuldan dolayı hem de takip ettiğim yabancı bloglar, dergiler bu yönde yazılar yazıyor, onlardan yararlanacağım.Eskiden olduğu gibi hem insan kaynakları yönetimi ile ilgili konulara hem de okuduğum kitaplara yer vereceğim.

Klasik İK son demlerini yaşıyordu zaten, şimdi hangi yöne evrilecek hep birlikte göreceğiz.






Iletisim

Ad

E-posta *

Mesaj *